EN
Arama Sonuçları
BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?

En güzel bahar kaçamağı
Yaz ve kış mevsimlerinin gümbür gümbür yaşandığı, gri alanın hafif hafif yok olmaya yüz tuttuğu zamanlarda yaşıyoruz.



İlkbahar ve sonbahar aylarında, ince bir deri ceket, blue jean ve spor ayakkabıyla birlikte zahmetsizce şık gezebileceğimiz şehirlerin
sayısı artık bir elin parmağını geçmeyecek hale iniyor. İstanbul’da bir gün kar yağarken ertesi gün t-shirt’le
dışarı çıkılabiliyor, bu borderline havadan dolayı en fazla özlenen mevsimlerden birisi haline gelen ilkbaharı
en havalı şekilde deneyimleyebileceğin şehirlerden birisi ise, tabii ki Barselona!
 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?-1


Akdenizli bir şehir olmasıyla bize uzaktan benzeyen Barselona, üstün şehir planlamacılığı, hafif çalışma koşulları ve hayatın tadını sonuna
kadar çıkartabilen ve kültür sanata önem veren vatandaşlarıyla bizden biraz daha alternatif bir hayat tarzı sunuyor.
Nisan ve Mayıs aylarında turist bombardımanına uğramadan önce bir nevi “Fırtına öncesi sessizlik” sunan şehir,
Haziran ayında özellikle Sónar Festival ve Primavera’nın şehre gelmesiyle birlikte
müzikseverler için bir nevi Disneyland’e dönüşüyor.

Bu sene 25. yılını kutlayacak Sónar Festival için ise apayrı bir parantez açmak gerekli.
“İspanya Katalonya’ya Karşı” gibi bir müsabakaya dönüşen Madrid’deki festivallerin Barselona’daki festivallerle
kapışmasının galibi bu sene burun farkıyla Mad Cool Festival’ı geçen Sónar Festival oldu gibi… 2manydjs,
A-Trak, Ryuichi Sakamoto, Ben Klock, Bicep, Bonobo, Despacio, Diplo, DJ Harvey, Gorillaz,
John Talabot, Laurent Garnier, LCD Soundsystem, Modeselektor, Motor City Drum Ensemble, Thom Yorke ve
Richie Hawtin gibi isimleri aynı posterde sunabilmek her babayiğidin harcı değil. Biletleri şaşırtıcı
bir şekilde hala bitmeyen festivale gitmek için en iyi sene bu sene diyerek,
festival zamanı Barselona’da yapılacaklara atlıyoruz.

 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?-1


Park Güell
“Turistik mekanların çoğu sıkıcıdır.” gibi bir görüşe inananların bile bu düşüncelerini yarım günlüğüne bir kenara koyması gerekiyor.
Şehirden yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Park Güell, 20. yüzyılın başlarında bir nevi zengin arkadaşlarıyla şehir dışında bir
arada yaşamak isteyen Güell Ailesi’nin yaptırdığı residence niteliğinde. Fakat böyle residence’a can feda… İnce ve zor
zevklerin rönesans adamı Gaudi tarafından yaratılan bu parka yarım gün ayırmak ve haftalar öncesinden internet
sitesinden bilet ayırtmak şart. Bilet almayı unutanlar ise girişte ufak bir tur atıp
dondurma yiyerek şehre geri dönebilirler.
 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?


Barceloneta
Kışın ayrı bir dramatik güzelliğe, yaz aylarında ise daha klasik bir işleve sahip olan şehir içindeki plaj Barceloneta,
şehre bambaşka bir dinamik katıyor. Düşünsenize, Karaköy’de bir akşam yemeğine gitmeden önce yarım saat denize girip, sonrasında
üstünüze yapışan kumlarla boğuşarak masaya oturabiliyorsunuz, keşke bizim de böyle bir lüksümüz olsaydı.
 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?-3


Horta Labyrinth
Bazı günler bunaltıcı şekilde sıcak olan şehir merkezinden ışık hızında kaçıp bambaşka bir evrene açılmak isteyenleri, adı
The Parc del Labirent d’Horta, Horta Labyrinth, Horta Labirenti, Jardin del Horta gibi değişkenlik gösteren ama
ziyaretçilerin gönlünde Vaha olarak da kalan park karşılıyor.

Yapımına 18. yüzyılda başlanan ve dünyanın ilk labirent bahçesi olarak da bilinen dev alana ulaşım yaklaşık bir saat sürüyor.
Uzun uzadıya bahçesinde yatıp doyurucu bir akşamüstü pikniği yapmak en ideal planlardan birisi olabilir.
Birkaç kadeh fazla şaraptan sonra dönüş yolculuğundaki bir saatlik mükemmel
uyku için bile gidilmesi gereken yer.
 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?-4


Mikkeller Barcelona
Bütün dünyayı kasıp kavuran yeni nesil bira evrimini başlatan kişi tahmin edileceği üzere bir Belçikalı veya Amerikan değil.
Berbat hava şartlarından dolayı yaratıcı yeme içme yöntemleri keşfetmeleriyle meşhur Danimarkalılar’ın medarı
iftiharı Mikkel Borg Bjergsø, 2006’da kurduğu Mikkeller markasıyla ağzına bira koymayan insanları bile
kapıda kuyruklara sokabilmiş bir bira devrimcisi.

Hem göze hem mideye hitap eden barlarıyla da Tokyo’dan Bükreş’e, Reykjavik’ten Berlin’e uzanan bir mekan haritasına sahip olan
Mikkeller’ın Barselona şubesi de ayrı bir güzellikte. Ödüllü IPA’ler, buram buram şeftali kokan Pilsner’ler ve
gurme atıştırmalıklar için şehirdeki en Barselonalı olmayıp Barselonalı olan barın yolunu tutun.
 

BARSELONA’NIZI NASIL ALIRDINIZ?-5


Canete
Bazı restoranlara girdiğiniz anda orada sihirli bir şeylerin döndüğünü hissedersiniz. Bir yıl, beş yıl veya on yıl sonra aynı noktaya
döndüğünüzde o sihirli atmosfer devam ediyorsa da bilirsiniz ki o restoran şehrin en iyilerinden biridir.
Canete için tam olarak bu hissiyata sahibiz.

Deniz ürünlerinden klasik İspanyol yemeklerine, sanat eseri gibi olan ekmeklerinden özenle seçilmiş şarap menüsüne kadar her şeyin
kusursuz çalıştığı restoranda önerimiz, kendinizi garsonun kafasına göre getireceği yemeklere teslim etmek. Ülkemizde kılıç
kalkan şovlarıyla kesilen steak’i -olması gerektiği gibi- sade bir sunuşla hazırlayan, vizyoner grafik tasarımıyla dikkat
çeken ve festival zamanı gittiğinizde The National, Arcade Fire veya LCD Soundsytem gibi grupların üyeleriyle
yan yana bulabileceğiniz restorana lütfen önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın,
sonrasında bize teşekkür edeceksin.
 



26.03.2018