EN
Arama Sonuçları
KOMBİNLEME SANATI

KOMBİNLEME SANATI

Kombinleme Sanatı

 

Alışveriş yaparken kendi stilimizden yola çıkıyoruz ve genelde de nokta atışları yapıyoruz. Peki ‘Ben bunu neden aldım, nasıl ve ne ile kombinleyeceğim?’ sorularını kendimize sorduğumuz ve pek tatmin edici cevaplar veremediğimiz hiç olmuyor mu ?

 

kitap

 

 

O anın ambiyansına kapılıp, günün trendlerinden etkilenip, birlikte alışverişe çıktığımız arkadaşımızın yorumlarına aldanıp, hiç giymeyeceğimiz ya da giysek bile bir süre sonra gardırobumuzun en ücra köşelerine gönderdiğimiz parçaları alma durumuna hepimiz düşüyoruz.

Peki bir daha görmek istemediğimiz için gözümüzün görmeyeceği yerlere sakladığımız ya da başkalarıyla paylaştığımız parçaları kurtarmanın bir yolu yok mu ?

 

‘’Vücut Tipine Göre Giyinme’’ başlığıyla yazılmış yüzlerce yazı okuduk ve bir o kadar da tavsiye dinledik. Belirli oranlar göz önüne alınarak oluşturulmuş bu kurallar elbette konunun ‘bilirkişileri’ tarafından yazılmış. Peki bu bilirkişiler matematiksel hesaplarına, neyin içinde kendimizi mutlu hissedeceğimizi ne kadar doğru bir şekilde katabiliyorlar ? Tamamen kişisel zevke bağlı olan giyinme işinin yazısız kanunlarına biz ne kadar kulak asmalıyız ?

 

Gardırobumuzdaki parçalardan uzaklaşmamızı sağlayan en büyük etkenlerden biri, bu parçaların vücut tipimize ne kadar uyup uymadığını sorgulamak olabilir. Hesap kitap işine düşüp işin içinden çıkamayınca, zamanında severek aldığımız ürünler gözümüzden düşüyor.

 

Öncelikle rahatlayalım, hesap makinelerini de bir kenara bırakalım. V yaka boynumuzu, yüksek bel bacak boyumuzu olduğundan uzun gösterir gibi küçük tavsiyeler başka bir mesele ama bir takım meyve sebzeyle adlandırılmış vücut tiplerini ezberlemeye çalışmak ve ‘Benim vücudum elma mı, yoksa armut mu ?’ diye sorgulamak yerine o parçaları üzerimizde görmenin bizi mutlu edip etmediğine bakmak pratikte daha faydalı gibi görünüyor. Giyinmek mutlulukla her açıdan doğru orantılı.

 

Her şeyi siyahla tamamlamak kolaydır. En gösterişli renklerin, desenlerin altına ya da üstüne siyah bir parça getirdiğiniz an büyük ihtimalle kombinimiz rahatsız etmeyecek bir hoşluk yaratır. Peki biraz cesur olmak çok mu zor ?

 

Yaklaşık son on yıldır dilimizden düşmeyen bir tabir var; color-block ! Birbirinden farklı renkleri bir araya getirerek, renkleri cesurca kombinlemeyi bize öğreten ve zamanında yalnızca bir trend olan renk bloklama, uzun zamandır trend olarak adlandırılamayacak kadar güçlü, gerçek bir stil göstergesi.

Tabii her şeyin fazlasında olduğu gibi rengin de fazlasında bir takım zararlar var. Birbirinden farklı ailelere mensup renkleri bir araya getirebilme özgürlüğümüz olması, sınırsız sayıda rengi bir arada kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Üç farklı renk, örneğin kırmızı bir pantolon, beyaz bir t-shirt ve lacivert bir ceket, dozunda bir renk bloğu verir. Yaptığımız kombin dört parçadan oluşuyorsa kullandığımız üç renkten birini tekrar kullanmak görünümümüzü güçlendirir. Ayakkabı ve çanta gibi aksesuarlar dördüncü rengi kombinimize eklememize yardımcı olan parçalar ama bunları da o üç rengin içinde tutarsak çok daha bütün ve güçlü bir görünüm oluşturmuş oluyoruz.

Color-block hikayesi, ‘Ben bu rengi hiç giymem ki, bu renkli şeyleri neden aldım acaba?’ diye düşündüren her rengi stilimize adapte etmemizi ve kombinlememizi kolaylaştırırken,bizi renklerle de barıştırıyor.

 

Tabii bir de siyah, beyaz, gri ve toprak tonlarından vazgeçemeyenler, canlı renklerle asla barışamayanlar, renklerin birbirleriyle kombinlenmesini aşırı bulanlar var.Ton-sur-ton diye adlandırılan, aynı rengin tonlarını birlikte giyme meselesi de oldukça güçlü sonuçlar yaratsa da bazen giyenin kendisi bile bu durumdan sıkılabiliyor.

 

Ton-sur-ton bir kombin yaparken giysilerin tonlarını birbirine uydurmaya çalışmak yapılan küçük hatalardan biri. Sevdiğimiz rengi tepeden tırnağa kullanalım ama bırakalım o rengin farklı tonlarının bir araya gelerek yarattığı ahenk, görünümümüze hareket katsın. Bu renk tutarlılığını ayakkabı ve çantamıza kadar devam ettirmekte biraz zorlanabileceğimiz için onların sahip olduğu farklı renkler de ton-sur-ton kombinimizi detaylandırır.

 

Gardırobum hep aynı renklerle dolu diye can sıkmaya gerek yok, stil sahibi bir tavır olmasının yanında kombin yapmayı da kolaylaştıran bu durum, birkaç aksesuar ile bambaşka bir havaya bürünür.

 

Gardırobunuzdaki desenli ürünler hakkında artık trend değil, eski görünüyor gibi düşüncelere sakın kapılmayın. Desenli parçalar da kombinlemesi en kolay parçalardır ve mutlaka o desenin yıldızının parladığı günler geri gelecektir.

 

Çizgi, puantiye, ekose gibi desenler zaman zaman sezon trendlerini ele geçirseler de, zaten güçlerinden hiçbir zaman bir şey kaybetmezler. Bunun dışında floral desenler küçük detay farklılıklarıyla bir şekilde her sezon koleksiyonlarda kendine mutlaka yer bulur.

Desenli olduğu için kombinlemekte zorladığınız ürün çok renkliyse, desenin içinden seçtiğiniz renkteki bir parçayla kolaylıkla kombinleyebilirsiniz. Kombine ekleyeceğiniz üçüncü parçanın da rengini yine desenin içindeki renkler ile belirleyebilir ya da ilk kullandığınız rengi devam ettirebilirsiniz.

 

Desenlerden güçlü bir görünüm yaratmanın yolu ise, deseni yine aynı desenden farklı bir parçayla takım olarak kombinlemek. Kısacası takım çalışmasının sonuçlarını, desenleri birbiriyle kombinlerken de görürüz.

 

Farklı desenleri bir araya getirmek ise biraz riskli olmakla birlikte oldukça eğlencelidir. Birkaç ufak detaya dikkat etmek, farklı ve güçlü görünümler yaratmayı kolaylaştırıyor.

Farklı desenler aynı renklerden hazırlanmışlarsa, bir araya geldiklerinde birbirlerini itmek yerine sanatsal bir birliktelik yaşıyorlar. Moda haftalarında stil konusunda iddialarıyla anılan ve ‘Sokak Modası’ tabirinin de yaratıcısı kişilerin sık sık başvurdukları yollardan olan farklı desen kombini, gardırobunuzdaki desenli parçaları yeniden gözden geçirmek için en uygun zaman olduğunu söylüyor.

 

Günün sonunda kendimizi ifade etmenin en kolay yollarından biri giyinmek ve kendimizi ifade ederken kurallara uymaya çalışmak biraz yorucu. Birkaç ufak detaya dikkat etmek işimizi kolaylaştırır, alışveriş sonrası pişmanlıklarımızı azaltır. Daha fazlası için içimizden gelen sese kulak verelim, kombin yapma işini bize keyif veren bir sanata çevirelim.