EN
Arama Sonuçları
RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN

RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN


Çoğu zaman markaların koleksiyonlarının gökten zembille iner gibi mağazalarda yer aldığını sanırız. Halbuki arka planda gece gündüz çalışan, su gibi akıp giden zaman içinde birbirini kovalayan sezonlara koleksiyon yetiştirmeye çalışan bir ekip mutlaka vardır. Fatma Arslan da yedi yılı aşkın bir süredir Twist’in baş tasarımcı koltuğunda oturuyor ve günden güne büyüyen ve her sezon daha heyecan verici bir hale gelen Twist’i bitmeyen bir enerji ve ekibi ile hazırlıyor. Küçük bir kızdan, cool bir kadına dönüşen Twister imajını yaratan Fatma Arslan ile yaptığımız röportaj ile, hayranı olduğun Twist tasarımlarının arkasındaki kişiyi biraz daha yakından tanıyacaksın.

Tasarım okumaya nasıl karar verdin?
Tasarım okumak hiç aklımda yoktu. Ben iç mimarlık ya da güzel sanatlar okumak istiyordum. Gitmek istediğim okul bile kafamda belliydi. Tasarıma beni okulum yönlendirdi. London College Of Fashion diye bir okul var, oraya girebilirsin dediler. Benim bu okuldan hiç haberim yoktu, adını bile duymamıştım :) Bir portfolyo hazırlamamı istediler, hazırladığım üç dosyayla başvurdum ve kabul edildim, 16 yaşında London College Of Fashion’a girdim ve tasarım okumaya başladım, 21 yaşındayken de mezun oldum.

RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN-1

Twist macerası nasıl başladı?
Londra'da yaşadığım için Twist diye bir marka olduğunu bilmiyordum ve markayı tanımıyordum. Twist ve İpekyol'un Kreatif Direktörü Hilal Tunç üniversiteden arkadaşımdı. Okul bittikten sonra ondan Twist'in baş tasarımcısı olmam için bir teklif geldi. Daha önce Türkiye'de hiç yaşamadığım için İstanbul'a yerleşmek konusunda biraz çekincelerim vardı. Çünkü burada tanıdığım çok faza insan yoktu. Bir süre düşündükten sonra da, yapamazsam geri dönerim düşüncesiyle teklifi kabul ettim ve Twist'in baş tasarımcısı olarak işe başladım.

Türkiye’ye geldiğinde İngiltere ile Türkiye arasında tekstil ve moda konusunda ne gibi farklar gördün?
Türkiye'ye ilk geldiğimde biraz daha kıyafet ile ön plana çıkma çabası var diye düşünmüştüm ve kıyafetlerde göze çarpan gösterişi bu şekilde anlamlandırmıştım. Her şeyde mutlaka bir detay vardı ve bunu görmek beni yoruyordu. Londra'da insanlar daha sade giyiniyorlar. Tabii ki Punk’ın doğum yeri olan Londra’da çok çılgın görünümlere de rastlamak mümkün ama genele bakınca iki ülke arasındaki bu durum bana biraz farklı gelmişti.

Twist’e ilk başladığın gün ile bugün arasında markada ve koleksiyondaki en belirgin farklar neler oldu?
Ben Twist'e başladığımda müşteri kitlesinin yaş aralığı daha küçüktü. Bugün geniş bir yaş aralığına hitap ediyoruz. 16 yasındaki küçük bir kız da Twist giyiyor, 86 yasında bir kadın da Twist müşterisi. Başladığım zamanlarda Twist'in romantik ve ‘’girlie’’ bir görünümü vardı. Şimdi çok daha cool bir görünüme sahip. Eskisi kadar renkli değiliz, detaylarla farklılaşıyoruz. Siyah beyaz ve grinin ağırlıklı olarak kullanıldığı koleksiyonlar hazırlıyoruz.

 

RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN-2

Nelerden ilham alıyorsun?
En çok sokaktaki insanlardan besleniyorum. Çok fazla film izliyorum ve filmlerden de etkileniyorum ama çok fazla sokakta olduğum için en çok sokakta gördüklerimden ilham alıyorum. İnsanların neleri nasıl giydiklerini inceliyorum ve bu beni çok etkiliyor.

Bize hayal ettiğin ve yaratmaya çalıştığın Twist kızını anlatır mısın?
Deli dolu, çılgın bir kız hayal ediyorum. Koşturan yerinde durmayan, sosyal bir kız. Giyinmeyi seviyor, arkadaşlarıyla takılıyor, seyahat ediyor, hayatı yaşamayı seviyor kısacası. Ve mutlu! :)

Twist seni ne kadar yansıtıyor?
Karanlık ve cool tarafı beni yansıtıyor. Görünüşte hiç deli dolu bir insan değilim ama kendimi yanında çok rahat hissettiğim yakın arkadaşlarımla birlikteyken daha deli dolu olabiliyorum, o tarafım da koleksiyon hazırlarken epey işime yarıyor olabilir.

Birbirini kovalayan sezonlar ve yorucu bir çalışma tempon var. Sen kafanı dağıtmak ya da dinlenmek için neler yapıyorsun?
En çok spor. Spora gidiyorum, ağırlıklı olarak pilates yapmaya başladım. Film izliyorum, dışarıda yemek yemeyi seviyorum. Arkadaşlarımla fırsat buldukça vakit geçirmeye çalışıyorum ve bol bol kitap okuyorum.

 

RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN-3

İşin gereği sık seyahat ediyorsun. Seyahatlerinin sana ne gibi katkıları oluyor?
Bana çok büyük katkıları oluyor. Bir kere çok farklı insanlarla tanışıyorum ve farklı kültürler görüyorum ve bu beni çok etkiliyor. İnsanlardan çok şey alıyorum ve seyahat etmek her anlamda çok işime yarıyor.

En büyük hayalin ya da işine dair yapmak istediğin en büyük şey nedir?
En büyük hayalim Alexander McQueen ile çalışmaktı ama ne yazık ki genç yaşta hayatını kaybetti :( Şu an için işimle ilgili en büyük hayalim, bir markanın kreatif direktörlüğünü yapmak.

Ünlü yıldızlarla birlikte koleksiyon hazırlıyorsun? Bizlerle paylaşabileceğin unutulmaz bir hatıran var mı?
Ajda Pekkan ile ilk çalışmaya başladığımızda sıkı bir re-search dönemine girmem gerekiyordu. İki hafta kendimi kapatıp araştırma yaptım.70'li yıllara ve Ajda Pekkan'ın o dönemki kıyafetlerine dair büyük bir araştırma oldu. Bütün sahafları dolaşıp Ajda Pekkan'ın olduğu bütün dergileri, posterleri, plakları topladım ve Ajda Pekkan için bir mood board hazırladım. 70'li yıllarda da Ajda Pekkan ve kardeşi Semiramis Pekkan birbirlerine çok benzedikleri için ben ikisini karıştırıp mood board'uma Semiramis Pekkan'ın da fotoğraflarını koymuşum. Sunum yaparken bir fotoğrafı gösterip, Ajda Hanım burada ne kadar güzelsiniz, üzerinizdeki elbise de çok güzelmiş, deyince, Ajda Pekkan, ama o ben değilim, Semiramis, dedi ve hepimiz gülmeye başladık. Tabii ben epey rezil olduğumu hissettim ama komik bir anı oldu.

 

RÖPORTAJ; FATMA ARSLAN-4

16.05.2016

Blog sayfasına geri dönmek için tıklayınız.